ipotek

ANA PARA İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLU İLE İLAMLI TAKİP:

 (İpotek Akit Tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermesi hali)

 

                İPOTEK:

                Öğretide ipotek; “kişisel bir alacağı temin etmek için kurulan ve kıymetli evraka bağlanamayan bir rehin hakkı” olarak tanımlanmaktadır. İpotekle temin edilen alacak  şahsi bir alacaktır. Borçlu bütün malvarlığı ile sorumludur.[1]

                 İpotek, doğmuş veya ileride doğacak ya da doğabilecek olan herhangi bir alacağın güvenceye bağlanması için kurulur. İpotekin ipotekli borç senedi ve irat senedi gibi taşınmazın değerini tedavül ettirme görevi yoktur. Bu nedenle ipotek kıymetli evraka bağlanmaz.[2]

                Takip hukukun’da rehinin paraya çevrilmesi işlemi,  rehin akdinin geçerli olarak tesisi ve tapu memuru önünde yapılmasına bağlıdır. Maddi hukuk olarak yapılacak olan tescil işleminin geçerliliği, rehnin iktisap sebebi ile rehin sözleşmesinin varlığına bağlıdır. [3] İpoteğin doğumu için yapılması gerekli tescilin alacaklı ile borçlu arasındaki  temel borç ilişkisine bir etkisi yoktur.[4]

  

                I.ANAPARA İPOTEĞİ:

 

                 İpoteğin kurulması anında güvence altına alınmak istenen alacak miktar itibariyle belli ise, bu miktar tapu kütüğüne tescil edilir. Bu durumda anapara ipoteği veya sabit ipotek söz konusu olur.[5] İpoteğin ana para ipoteği mi, üst sınır (teminat= maksimal) ipoteğimi  olduğunu belirlemek için sadece ipotek akit tablosundaki sözcüklere bakılmaz, taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliğinin (sözleşme, ihtarname vb. belgeler incelenerek) araştırılması gerekir. Bunun yanı sıra, genel olarak; doğmuş bir alacak için kurulan ipotek ana para ipoteği, ileride doğacak  bir alacak için kurulan ipotek ise üst sınır ipoteği (maksimal ipotek) sayılır.[6] Tarafların iradelerinin açık olmaması halinde, ipoteğin çeşidi, güvence altına alınan alacağın miktarının belli olup olmamasından hareketle belirlenmelidir.[7] Bu tür ipotek bir borcun teminatı olmayıp doğrudan borçlanma belgesi niteliğinde bir ipotek olup takip yolu açısından ilamlı takip gibidir.

 

                Alacağı ipotekle güvence altına alınmış olan alacaklı aşağıdaki iki durumda, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapabilir.

 

                 1)Alacak veya ipotek hakkı veya her ikisinin bir ilam veya ilam niteliğindeki belgede tespit edilmişse, ipotek alacaklısı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapabilir.(İİK md. 150/h)

                  2)İpotek akit tablosu[8] kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içeriyorsa, alacaklı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapabilir.(İİK. Md.149)

 

                 Biz burada, ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarı içermesi halini inceleyeceğiz;

                 

                İcra iflas kanunumuz ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermesi halinde  özel bir ilamlı icra yolu öngörmüştür.

 

                İpoteğin ilamlı takip yolu ile paraya çevrilmesi alacaklının takip talebi ile başlar;

 

A.TAKİP TALEBİ:

 

                Takip talebinin içeriği İİK md.148  belirtilmiştir. Takip talebi, genel haciz yolundaki gibidir. Oradakine ek olarak, buradaki takip talebine, hangi gayrimenkulün ipotek edildiği  ve ipotek edilen gayrimenkul bir üçüncü kişiye ait ise, bu üçüncü kişinin isim ve adresi yazılır.[9] Takip talebine  ipotek akit tablosunun tapu dairesince verilen resmi örneğini eklemek gerekir.(tapu idaresince verilmiş tasdikli bir örneğini)[10]

                 Takip talebine ipotek akit tablosundan başka ipotek belgesinin eklenmesi gerekir mi?

                 Uygulamada bazen, takip talebine ipotek belgesinin de eklenmesi gerektiği konusunda tartışmalar ortaya çıkmaktadır. Biz ipotek belgesinin İİK md 148 de istenen belgelerden olmadığı düşüncesindeyiz.[11]

                 İİK 148.maddesine göre takip talebi ile birlikte, ipotek akit tablosunun tapu idaresince verilmiş resmi örneğinin ibrazı yeterli olmaktadır.[12]

                 İpotek belgesi ise;İpotek akit tablosunun özetini içeren, tapu memuru tarafından verilen  belgedir. [13]  İpoteğin düzenlenmesine müteakip ipotek alacaklısına verilen ipotek belgesi bir alacağı temsil eden kıymetli evrak değildir.[14] Kanun koyucu İİK 148. maddesinde; ipotek belgesi “ve” akit tablosu,  diye bir ayrıma gitmemiştir. Bu nedenle akit tablosu dışında ipotek belgesinin de istendiğine ilişkin iddia temelsiz kalmaktadır. İİK 148. maddesinde “…akit tablosunun tapu idaresince verilmiş resmi örneğinden” bahsedilmektedir.  Akit tablosunun aslı tapu idaresindedir. Talep üzerine akit tablosunun resmi örneği tapu idaresince düzenlenerek verilmektedir. Halbuki ipotek belgesi ipoteğin tescil edildiğini ispata yarayan alacaklının talebi üzerine verilen asıl bir belgedir. İpotek belgesi hiçbir zaman teminatını oluşturduğu alacağın varlığına delil teşkil etmez. [15] Haklı olarak alacağın varlığına bile delil teşkil etmeyen bir belgeyi kanunun takip talebinde aradığını kabul edemeyiz.

                   Kaldı ki; İpotek Akit tablosu örneğinin  bile takip sırasında icra dairesine verilmemesi takibin iptaline neden olmayıp, ödeme emrine itirazın incelenmesi sırasında , tetkik merciince tapudan getirilmesini gerektirir.[16] İpotek akit tablosunun tapu dairesince  verilmiş resmi senet örneğinin takip talebine eklenmesi icra memurunun alacaklının doğru takip yolunu seçip seçmediğini tespitinde önem taşımaktadır. Bununla birlikte söz konusu örneğin icra dairesine verilmemiş olması takibin iptaline yol açmamakta ve ödeme emrine itiraz halinde icra mahkemesince yapılacak inceleme sırasında söz konusu belgenin tapudan getirtilmesi gerekmektedir.[17]

               İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip talebini alan icra dairesi, takibin başladığının tapu kütüğüne şerh edilmesi için tapu dairesine bildirimde bulunur ve taşınmazı bu şerhin yapılmasından sonra iktisap eden üçüncü kişilere yeniden icra emri veya ödeme emri gönderilmez.      

     

               B.İCRA EMRİ:

 

               (İİK.md 149) Takip talebi üzerine icra dairesi, ipotek alacaklısının takip talebi ile birlikte kendisine vermiş olduğu ipotek akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel[19] olduğunu anlarsa,  borçluya icra emri gönderir. [20]

 

              a)Alacağın Muaccel Olması:

              Eğer ipotek “kayıtsız şartsız borç ikrarını içermesine rağmen” süresiz ise; alacaklının BK madde 312[21] uyarınca borçluya ihtarname göndererek borcu muaccel  hale getirmesi ve ondan sonra, borçlu hakkında takipte bulunması gerekir.Alacaklı ile borçlu arasındaki sözleşmede (taahütname, protokolde) yer alan borç taksitlerinden birinin ödenmemesi halinde, tüm borcun muaccel olacağına ilişkin muacceliyet kayıtları geçerli olduğundan ipotekli borcun geçerli olduğu, böyle bir sözleşme ile de kanıtlanabilir.[22]   

              İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilgili takipte ihtar gerekliliği, üst sınır ipoteklerinde ve belirsiz süreli ipoteklerde öngörülmüştür. Bununda sebebi ipotek borçlusunun bu tür ipoteklerde borç miktarını veya borcun vadesini kesin olarak bilmemesinden ve öngörememesinden kaynaklanmaktadır. Aksinin düşünülmesi pratik olarak mümkün değildir. Çünkü bu durumda süreli ipoteklerde alacaklı her an için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe başlayabileceğinden borçluyu güvence altına alan bir kurum yoktur. Akit tablosunda belirtilen sürenin ipoteğin sona ermesi olarak düşünmek ipoteğin kurulma anından itibaren borçluyu korumasız bırakmak olur. Çünkü alacaklı ipoteği her an paraya çevrilebilir. Süresiz olarak kurulan ipoteklerde[23] borçluyu bu konuda koruyucu kurum ihtardır. İhtarla alacaklı borçludan yükümlülüğünü yerine getirmesini istemektedir.  Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi süreli ipoteklerde süre vade anlamını taşımaktadır. Vadenin gelmesiyle alacak muaccel hale gelmektedir. Alacağın muaccel hale gelmesiyle ihtara gerek kalmadan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmaktadır. [24]

              İcra memurunun muaccel olmayan alacak için icra emri göndermesi borçlunun şikayetine yol açar. Alacağın muaccel olmaması halinde icra müdürünün icra emri göndermemesi alacaklının şikayetine yol açar. Burada şikayet 7 gün içinde yapılmalı aksi halde kesinleşir. Yani burada süresiz şikayet söz konusu olmaz.[25]

 

             b)İpotek Akit Tablosunun Kayıtsız Şartsız Bir Para Borcunu  İçermesi

             Bu usulün uygulanabilmesi için alacağı, ipotek akit tablosunda hiçbir kayıt ve şarta talik edilmemiş bulunması ve miktarının belli olması şarttır.[26]

              İpotek akit tablosu çoğu kez kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içerir.  Burada önemli olan ipoteğin doğmuş (mevcut) bir alacak için kurulmuş olup olmadığı yani ipoteğin ana para ipoteği niteliği taşıyıp taşımadığıdır. İpoteğin ana para ipoteğimi, üst sınır ipoteğimi olduğunu belirlemek için sadece ipotek akit tablosundaki sözcüklere bakılmaz, bunun yanında taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliğinin (sözleşme, ihtarname vb.belgeler incelenerek) araştırılması gerekir. İpotek akit tablosunda, borcun ödenmesinin bonolarla vadelere bağlanmış olması, satış bedelinin temini için kesin ipotek olarak kurulan ipotek de, ayrıca alacaklıya senetler verilmiş olması da, ipoteğin niteliğini değiştirmez, yani, ipoteğin üst sınır ipoteği olduğunu göstermez. Aynı şekilde kayıtsız şartsız borç ikarını içeren ipotek akit tablosunda borcun teminatı olarak bono verildiğinin ve borcun mal bedelinden doğduğunun belirtilmiş olması ipoteğin niteliğini değiştirmez. [27]

               İpotek akit tablosu kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermediği halde borçluya icra dairesi tarafından icra emri gönderilmesi halinde, borçlu şikayet yoluna başvurabilir.  İcra Mahkemesi şikayet üzerine gönderilen icra emrinin iptaline karar verir.[28] Her ne kadar bu durumda takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini iddia edenler olsa da biz bu görüşlere katılmıyoruz.

 

              C.İCRA EMRİNDEKİ KAYITLAR

 

               Genel haciz yolu ile takipteki icra emrinden (İİK madde 32) farklı olarak bu icra emrine şunlar yazılır;

 

              a)Takip Talebindeki kayıtlar

              b)Borcun otuz gün içinde ödenmesi gerektiği

              c)Borç otuz gün içinde ödenmez veya icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasına dair karar getirilmezse alacaklının taşınmazın satışını isteyebileceği ihtarı.(İİK md 149) [29]  

             

              Borçluya burada ne rehin hakkına nede borca itiraz hakkı tanınmamıştır. Borçlu sadece borcun ödendiğini yada kendisine takipten önce süre tanındığını ileri sürebilir. Borçlu borcun itfa edilmiş veya ertelenmiş olduğunu ancak m.33,I’deki belgelerden biri ile ispat edebilir.Alacaklı, borçlunun gösterdiği adi bir ödeme belgesindeki (makbuzdaki)imzasını inkar ederse, icra mahkemesi bu belgedeki imza hakkında bir inceleme yapamaz, borçlunun icranın geri bırakılması talebini reddetmek zorundadır.[30] Medeni kanun gereğince taşınmaz rehini alacağın zamanaşımına uğramasını engellediği için burada tebliğ edilen icra emrine karşı  zamanaşımı itirazında bulunmak mümkün değildir.[31]

 

              Otuz gün içinde borç ödenmez ve borçlu tarafından icra mahkemesinden icranın geri bırakılmasına ilişkin karar getirilmez ise alacaklı gayrimenkulün paraya çevrilmesini isteyebilir. (İİK madde 150)

 

             D. ANA PARA İPOTEĞİNİN KAPSAMI:

 

Ana para ipoteği (kesin ipotek=karz ipoteği) ana para dışında-faiz, icra giderleri vb.gibi- alacağın eklentilerini de karşıladığından, bu tür ipoteklerde alacaklı, ana para dışında bunun eklentileri içinde takipte bulunabilir.[32]

 

            a)Ana Para:

 

             Medeni kanunun 875.maddesi gereğince, taşınmaz üzerinde kurulan ipotek hakkı her şeyden tapu sicilinde miktarı belli olan alacağın kendisini yani, ana parayı güvence altına alır.[33]

 

            b)Takip Giderleri:

 

             Medeni kanunun 875.maddesine göre ipotekli taşınmazın paraya çevrilmesi amacıyla icra müdürlüğü tarafından yapılan takip giderleri, tapu siciline tescil edilmeksizin ipoteğin sağlamış olduğu güvenceden yararlanır.

 

            c)Gecikme Faizi

 

           Gecikme (temerrüt) faizinin rehinin kapsamı içinde sayılması için tapuya tescil edilmesi gerekmez.[34] İpotek sözleşmesinde faiz şart edilmemiş olsa bile, vade tarihinden itibaren kanuni faiz istenebilir.[35] Ancak kanuni gecikme faizinin üzerinde bir gecikme faizi kararlaştırılmış ise, bunun güvenceli olabilmesi, tapuda gösterilmesine bağlı olacaktır. Aynı şekilde kanuni faiz oranı üzerinde kararlaştırılan akdi faiz oranının tapuya tescili gerekir.

 

            Faizler, Medeni kanunumuzda düzenlenmiştir. (madde 875) Rehinin kapsamına giren faizler, gecikme faizi ve sözleşme ile kararlaştırılan faizdir. [36] Medeni kanunun 875.maddesi gereğince, gecikme faizleri de ipoteğin sağlamış olduğu güvenceden yararlanır. Söz konusu maddede ifade edilen gecikme faizleri  Borçlar kanunun 103 ve 104. maddeleri gereğince ödenmesi gereken gecikme faizleridir.

 

             Gecikme faizinin oranını taraflar serbestçe kararlaştırabilirler (3095 sayılı kanun md.2/I) Tarafların gecikme faizi oranını kararlaştırmamaları halinde, yasada belirlenen orandaki gecikme faizi, tapuya tescil edilmesine gerek kalmaksızın yasa gereği ipotekle güvence altına alınmış sayılır ve ipoteğin paraya çevrilmesi sonucunda elde edilen satış bedelinden karşılanır. Taraflar kanuni faiz oranından daha yüksek bir faiz oranı kararlaştırmışlarsa, yasal gecikme faizi oranını aşan gecikme faizinin talep edilebilmesi tapuya tescil edilmiş olması şartına bağlıdır.[37] Aşmayan kısım ayrıca tescil edilmese de teminat altındadır.[38] TST 31/d maddesi yasal gecikme faizini aşan

bir faizin kararlaştırılması halini düzenlemektedir. İpotekli borç, ipotek belgesinde öngörülen sürenin dolması (ya da tarihin gelmesi) ile muaccel olur ve alacaklı bu tarihten itibaren gecikme(temerrüt) faizi isteyebilir.Eğer ipotek süresiz olarak kurulmuşsa alacaklının ihtarından sonra borç muaccel hale gelip, alacaklı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabileceğinden, bu durumda alacaklı ihtar tarihinden itibaren gecikme faizi isteyebilir. İpotek eğer faizsiz olarak kurulmuşsa, alacaklı vade tarihine kadar faiz isteyemez, fakat vadeden itibaren faiz isteyebilir. [39]

 

             d.Sözleşme Faizi:

 

           MK 790/3 ipoteğin kapsamına giren sözleşme faizlerinin miktarını süre bakımından sınırlandırmıştır. Alacaklı ancak iflasın açıldığı ya da taşınmazın paraya çevrilmesinin istendiği anda vadeleri gelmiş bulunan üç yıllık faiz ile iflasın açılmasından veya paraya çevrilmesi isteminden itibaren, paraya çevirme gününe kadar işlemiş faizleri ipoteğin sağladığı güvenceden yararlanabilir.[40] Yüksek mahkeme kredi sözleşmelerinde öngörülen faizin akdi faiz (sözleşme faizi) olduğunu, temerrüt tarihine kadar, ana paraya bu miktar üzerinden temerrüt tarihinden itibaren ise, 3095 sayılı yasaya göre faiz yürütüleceğini belirtmiştir. [41]

           Taraflarca kararlaştırılan sözleşmesel faizin ipoteğin sağlamış olduğu güvenceden yararlanabilmesi için, faiz oranının tapu siciline tescil edilmesi gerekmektedir. Böylece aynı taşınmaz üzerinde sonradan ipotek hakkı elde edecek alacaklılar, ön sıradaki ipotekten yararlanacak faiz oranının ne olduğunu tapudan öğrenerek  kendi durumlarını buna göre ayarlayabileceklerdir. Sözleşmesel faizlerin güvenceden yararlanabilmeleri için, tapu sicilinde gösterilmiş olmaları yeterli olup, ayrıca ipotek sözleşmesinde belirtilmelerine de gerek yoktur. [42]

 

              e) Zorunlu Giderler:

 

               MK. 876 gereğince ipotekli taşınmazın korunması için alacaklının yapmış olduğu masraflar ipoteğin sağlamış olduğu güvenceden yararlanır. (sigorta primleri vs.)

              Söz konusu masraflar ipotekli taşınmazın bakım ve muhafazası için yapılan zorunlu masraflardır. Buna karşılık, taşınmaz üzerinde yapılan faydalı ve lüks masraflar ipoteğin sağlamış olduğu güvenceden yararlanamaz.[43]

 

              E.İPOTEĞİN SONA ERMESİ

             

             BK. M.113 “Asıl borç tediye ile veya sair bir suretle sakıt olduğu takdirde, kefalet ve rehin ve sair fer’i haklar dahi sakıt olur”  hükmü uyarınca  ipoteğin alacağa bağlı bir hak olmasından ötürü, asıl alacağın sona ermesi ile birlikte ipotekte sona erer. [44]

                 MK İpoteğin Sona ermesini 883. maddede düzenlemiştir. Madde 883. “alacak sona erince ipotekli taşınmazın maliki, alacaklıdan ipoteği terkin ettirmesini isteyebilir.” Medeni kanunumuz ipoteğin ancak alacağın sona ermesi halinde sona ereceğini öngörmüştür. Nitekim Medeni kanunun madde gerekçeleri kısmında, “…mevcut bir ipotek ancak alacağın sona ermesi ve ipoteğin tapu kütüğünden terkini ile ortadan kalkmaktadır.” İfadesi yer almaktadır.

                İpotek hakkı süreye  bağlı olarak kurulmuşsa sürenin sona ermesi hakkı da ortadan kaldırır.[45]Ancak ipoteğin ilişkin olduğu borcun ödenmesi vadeye bağlanmış ve vade bu süreyi aşmakta ise  sürenin dolmasına rağmen ipotek devam eder.[46] Uygulamada alacak henüz devam ederken ipotek için kararlaştırılmış sürenin dolması halinde, sırf bu sebeple terkin istenemeyeceği kabul edilmektedir.[47] Yargıtayın ipoteğin süresinin dolması ile sona ermeyeceğine ilişkin çok sayıda kararı bulunmaktadır.[48]

               

 KAYNAKLAR:

 

ŞENER Yavuz Selim, “Türk Hukukunda İpotek ve Uygulaması”, İstanbul,2005

ÇETİN Soner H., “İpotekli Borç Senedi ve İrad Senedi”,Ankara,2004

UYAR Talih, “İcra Hukukunda İpoteğin Paraya Çevrilmesi”,Manisa,1992

YILMAZ Ejder, “Hukuk Sözlüğü”, 5.Baskı, Ankara, 1996

KURU Baki, “İcra ve İflas Hukuk”, 12.Baskı, Ankara, 1999

PEKCANITEZ Hakan, “İpoteğin Paraya Çevrilmesi ile İlgili Uygulamada

                                       Karşılaşılan Sorunlar”, Bankacılar dergisi,Sayı33,2000

KARAHASAN Mustafa Reşit, “Türk Borçlar Hukuku Özel Hükümler”, 5.Cilt,

                                       1.Baskı, İstanbul,1992

YAVUZ Cevdet, “Türk Borçlar Hukuku Özel Hükümler”, 5.Baskı,İstanbul,1997

YARGITAY KARARLARI DERGİSİ,C.18,1992

ÖĞÜTÇÜ, A.Tahir/DOĞRUSÖZ M.Edip, “Rehin Hukuku”, Ankara, 1982

GÜRSOY/EREN/CANSEL, “Türk Eşya Hukuku”, 1978

GÜRDOĞAN Burhan, “Türk-İsviçre Hukukunda Rehnin Paraya Çevrilmesi” Ankara, 1967

OĞUZMAN/SELİÇİ, “Eşya Hukuku”, İstanbul, 1982

KÖPRÜLÜ/KANETTİ, “Sınırlı Ayni Haklar” İstanbul, 1982

UYAR Talih, “İstanbul Barosu Dergisi”, Cilt 81, Sayı 2, İstanbul 2007

SAVAŞ Fatma Burcu, “İstanbul Barosu Dergisi” Cilt 81, Sayı 6, İstanbul 2007

MUSTAFAOĞLU Hüsrev, “İcra İflas Hukukunda Rehin ve Rehinin Paraya       Çevrilmesi yoluyla Takip”, Yayınlanmamış Yüksek Lisan Tezi, İstanbul. 2001

BUDAK Ali Cem, “İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yoluyla Takip”, İstanbul, 2008

ALTAY/ESKİOCAK, “Taşınmaz Rehni”, İstanbul,2007

ESENER/GÜVEN, “Eşya Hukuku”, Ankara, 1996

KURU Baki, “İcra İflas Hukuku”, Cilt 3, Ankara 1993

ERTAŞ Şeref ‘Eşyahukku  İzmir. 1997

REİSOĞLU Seza, “İpoteğin Kapsam Hükümleri ve Uygulamada Ortaya Çıkan Sorunlar”, Ankara, 1979

SAYMEN Ferit H./KELBİR Halid, “Türk Eşya Hukuku”, İstanbul, 1954

 

 

 



[1] SAYMEN/KELBİR, s.615

[2] ÖĞÜTÇÜ/DOĞRUSÖZ, s.195

[3] MUSTAFAOĞLU. s. 6

[4] OĞUZMAN/SELİÇİ

[5] ŞENER , s.19

[6] ÇETİN, s.40

[7] ŞENER, s. 21

[8] İpotek Akit Tablosu:İpoteğin kurulması sırasında tapu memuru tarafından yapılan ve ipoteğin durumunu gösteren resmi senet; bu belgede ipoteğin nasıl (meblağ, vade, faiz, şart, vb) kurulduğu belirtilir. İpotek akit tablosunun kayıtsız şartsız borç ikrarını içermesi halinde, bu belge, ilam hükmünde sayılır ve rehinin paraya çevrilmesinde kolaylık  sağlar.” (Ejder Yılmaz, Hukuk Sözlüğü, s.395, 1996,ANKARA)

 

[9] KURU, s.365

[10] GÜRDOĞAN, s.66

[11] Aynı düşüncede Burhan GÜRDOĞAN; “a.g.e., “Kanun, alacaklının takip talebinde bulunurken ‘elindeki ipotek belgesinin akit tablosunun tapu dairesince verilmiş resmi bir örneğini’ ibraza mecbur olduğunu belirtmektedir. Alacaklı sadece bu örneği ibrazla rehnin teşhisini temin edebileceği cihetle, ayrıca ipotek belgesini ibraz etmesi gerekmez”

[12] Alacaklı “kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içeren  akit tablosu”na dayanıyorsa (149/1) “takip talebi” ile birlikte, bu belgenin “tapu idaresince verilmiş resmi örneğini”  icra dairesine vermek zorundadır. (İcra Hukukunda Rehnin Paraya Çevrilmesi, Talih Uyar, Sayfa:399, Manisa 1992)

 

[13] YILMAZ, s.,395

[14] MK 882/2 maddesi “Tapu memuru istem üzerine alacaklıya ipoteği gösteren bir belge verir. Sadece tescilin yapıldığını ispata yarayan bu belge kıymetli evrak niteliği taşımaz.”

[15] ŞENER, s. 35

[16] İİD.8.1.1968 T.E:102 K:46 (İcra Hukukunda Rehinin Paraya Çevrilmesi, Talih Uyar, sayfa,157-185,Manisa 1992)

 

[17] SAVAŞ, s.2574

[18] BUDAK, s.121

[19] İlamsız icra takibinden icra müdürünün böyle bir yetkisi bulunmamaktadır. Bkz. SAVAŞ, s.2576.

[20] (6)Örnek İcra emri.(daha önce uygulamada kullanılan Örnek 151)

[21] BK. Madde 312 - Geriye verilmesi için, ne bir muayyen vade ne ihbar müddeti ne de istenildiği zaman muacceliyet kesbedeceği mukavele edilmemiş olan bir borç ilk talepten itibaren altı hafta içinde geri verilmek lazımdır.

 

[22] UYAR, s. 403

 

[23]      “Süresiz olarak kurulan ipoteklerin, alacaklının ihtarından sonra ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe konu olabileceği. 12 HD. 2.4.1985 T.E.1984/12995, K:3034 (İcra Hukukunda Rehnin Paraya Çevrilmesi, Talih Uyar, sayfa: 178,Manisa 1992)

              “İpotek akit tablosunun “kayıtsız şartsız borç ikrarını” içermesi ve ipoteğin “süresiz” olması halinde, borçluya BK 312 uyarınca  ihtarname gönderilmeden (dolayısıyla borç muaccel hale getirilmeden) örnek 151 icra emri örnek 152 ödeme emri gönderilmeyeceği.” 12.HD. 25.6.1979 T.E.5248, K:5861 (İcra Hukukunda Rehnin Paraya Çevrilmesi, Talih Uyar, sayfa:185, Manisa 1992)

         “Akit tablosu muhtevası; kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını kapsamakta ve fakat müddetsiz bulunduğuna göre BK’nun 312.maddesi uyarınca yapılmış  bir ihtar bulunmadığına ve şu suretle İİK’nun 149 ve149/b maddelerine göre alacak henüz muaccel hale gelmediğinden, icra yahut ödeme emri çıkarılması olanağı takip tarihinde doğmadığı cihetle…” 12.HD.25.6.1979 T.E:5248, K:5861 (İcra Hukukunda rehnin Paraya Çevrilmesi, Talih Uyar,sayfa 205, Manisa 1992)

 

[24]İpotekli borç, ipotek belgesinde öngörülen tarihin gelmesi ya da sürenin dolması ile muaccel olur ve alacaklı bu tarihten itibaren (sürenin dolmasından) sonra faiz isteyebilir. İpotek faizsiz (bilafaiz) olarak kurulmuşsa alacaklı vade tarihine kadar faiz isteyemez fakat vadeden itibaren faiz isteyebilir. (İcra Hukukunda Rehnin Paraya Çevrilmesi, Talih Uyar, sayfa:400, Manisa 1992)

 

[25] UYAR, s.403

[26] GÜRDOĞAN, s.66

[27] UYAR, s.404

[28] “ipotek akit tablosunun belir bir para borcu ikrarını içermemesi (ipoteğin teminat ipoteği olması) halinde, borçluya  “152 örnek ödeme emri” yerine “151 örnek icra emri” gönderilmesi üzerine, şikayet nedeniyle, Tetkik Merciine, “takibin iptaline” değil “icra emrinin iptaline” karar vermesi gerekeceği, sair temyiz itirazları yerinde değilsede “152 örnek ödeme emri” çıkarılmak üzere “151 örnek icra emri”nin iptaline karar vermek gerekirken, takibin iptal olunması isabetsiz olup…”12.HD.16.12.1988 T.E:3527, K:15626 (Talih UYAR, s.430)

[29] Örnek 6

[30] KURU, s.367

[31] UYAR, s. 408

[32] UYAR, s.400

 

[33] ŞENER , s.131

[34] REİSOĞLU, s,10

[35] GÜRDOĞAN, s59

[36]PEKCANITEZ, sy.33

[37] ŞENER, s.134-135

 

[38] Medeni Kanun'un 875. maddesi gereğince, kesin borç ipoteği anapara yanında gecikme faizini de güvence altına alır. O halde, mahkemece ipoteğin fekki için ödenmesi gerekli tüm borcun gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılarak belirlenip icra müdürlüğüne bu doğrultuda işlem yapılması için talimat verilmesi yolunda karar verilmesi gerekir.” 12.Hukuk Dairesi Esas:  2006/18963 Karar: 2006/21722 Karar Tarihi: 21.11.2006 (Sinerji İçtihat ve Mevzuat)

 

          “İpotek Akit Tablosundaki (faizsiz) kaydı, vade tarihine kadar ana para için faiz istenemeyeceğini göstermektedir. Mücerret bu kayıt  temerrüt faizi istemeye mani değildir. Borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilen hallerde borçlu, mücerret bugünün gelmesiyle mütemerit duruma düşer. Bir miktar paraya taalluk eden borcunu ödemekte temerrüt eden borçlu mukavele ile daha az bir faiz tayin edilmiş olsa bile geçmiş günler için yılda %5 hesabıyla temerrüt faizi ödemeye mecburdur.(BK mad, 101,103) İİD 28.10.1969 T.E:9347, K:10028 (İcra Hukukunda Rehnin Paraya Çevrilmesi, Talih Uyar, sayfa;291. Manisa 1992)

 

            “6 ay vade ile faizsiz, olarak kurulan bir ipotekte, alacaklının -6 ay sonra- vade tarihinden itibaren faiz isteyebileceği. 17.7.1985 tarihli akit tablosunda , <6 ay vade ile faizsiz > ipotek tesis edildiği belirlidir. Bu şartlara göre alacaklı 17.1.1986  tarihine kadar faiz isteyemez. Bu tarihe kadar borcu ödenmediği takdirde alacaklının faiz isteme hakkı olur.” 12.HD. 14.4.1987 T. E.1986/8649, K:5229 (İcra Hukukunda Rehnin Paraya Çevrilmesi, Talih Uyar, Sayfa:295, Manisa 1992)

 

               “İpotek belgesinde faiz sütünunda (yok) yazılı ise de, bu hükmün vade için geçerli olduğu, vadeden itibaren faiz istenebileceği düşünülmeden…”(İcra Hukukunda Rehnin paraya çevrilmesi, Talih Uyar, Sayfa:289, Manisa 1992)

 

                “Takip dayanağı ipotek belgesine ilişik akit tablosunda < bila faiz alınan meblağ için ipotek tesis edildiği> yazılı ise de vade 10.7.1974 tarihli olarak irae edilmiştir. Akit tablosunda yazılı faizsiz sözü, “akdi faiz”e ilişkin olup alacaklının vadeden itibaren istediği faizin temerrüde ilişkin geçmiş günler faizi olduğu ve buna göre Borçlar Kanununun 101/2. maddesi ve 103. maddesi gereğince 10.7.1974 tarihinden itibaren geçmiş günler faizini isteyebileceği düşünülmeksizin yazılı nedenlerle şikayetin kabulü ile geçmiş günler faizi hakkında takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir. 12.HD. 21.10.1976 T.E.8567, K:10365 (İcra Hukukunda Rehnin Paraya Çevrilmesi, Talih Uyar, Sayfa:290, Manisa 1992)

 

 

[39] UYAR, s. 7

[40] UYAR, s. 8

[41] UYAR, s. 9

[42] ŞENER,  s.135

[43] ŞENER,  s.136

Yorum Yaz